Sep 04

Geçtiğimiz hafta Pazartesi günü bildiğiniz üzere 23. sezonun açılışını yaptık. Yeni sezon hazırlıklarını epeydir sürdürüyordum ve inanılmaz bir prodüksiyon ile yayın hayatımıza geri dönmüş bulunduk.

Sezon prömiyerine tebrikleri ile destek olan tüm sevgili dostlarıma ve arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Kendilerinin de sezon prömiyerinde bizde tebriklerimizle katkıda bulunacağız.

————————–

Friedrich Wilhelm Nietzsche şöyle yazmış; “ Yetişkin her insanın içinde oynamak isteyen bir çocuk vardır. “

Bazen çılgınca fikirlerden ve düşüncelerden uzaklaşıp, günümüz toplumumun ihtiyaç duyuydu cinsten bir insan olmanın nasıl bir şey olacağını merak ediyorum. Sessiz ve sakin yaşamanın zevki nasıl olabilir ki?

Merdivenleri teker teker çıkmanın, saptan da öte bir şekilde odun gibi oturmanın ve hareket etmenin, bir başkası A ürününü kullanıyor diye gidip o ürünün fanı olmanın neresi zevklidir?

Kişisel görüşüm çevremizde kendisi olmaya çalışan insanlardan çok maske takmış insanlar ile yaşıyoruz. Topluma göre sözde bu insanlar olgunlaşmış oluyorlar.

Hangisi olgunlaşmaktır; Maske takmak mı? Maskeyi saklamak mı?

————————–

Hareketliyim! Normalinde ötesinde hareketliyim ve enerjimi ancak bu yönde harcayabiliyorum. Merdivenleri 3’er veya 4’er çıkmıyorsam, kaygan bir zemin gördüğümde kaymıyorsam, bir olay anlatıldığında yüzümde hayal ediyormuşum ifadesi yoksa bir şeylerin yanlış gittiği apaçık ortadır.

Yaşam tarzım bu şekilde olmak zorunda çünkü zihnimde dolaşan yüzlerce fikri, düşünceyi, planı ancak bu şekilde kontrol edebiliyorum.

————————–

Ne zaman yukarıda bahsettiğim maskeli palyaçoların beğenildiğini hatta takdir edildiğini görsem bu göreceli kavramı sorguluyorum ve Nietzsche bu güzel sözünü kendime hatırlatıyorum.

“ Yetişkin her insanın içinde oynamak isteyen bir çocuk vardır .”

Bu söz, fark yaratmış insanların sözleri arasında en beğendiklerimden biridir.

Aug 11

Sıcaklığın beyni buharlaştırdığı şu günlerde Algida’nın her sene tekrarlayan bir kampanyası var; bir Süper Cornetto alana küçük boy olanı hediye olarak veriliyor. Söz konusu kampanyayı bu yazıya yerleştiren isen bu seneki sloganları olan “ Aşkına özel…” saçmalığı…

Reklamın kavramı bir tane alıyorsun bir tanesi de çiftlerden bir tanesine kalıyor. Maksat paylaşımcı ruhu yaşatmak ancak tutarsız olan küçük olanı kimin alacağıdır :) Şahsen böyle bir durumda olası senaryo biz erkeklerin küçük olanı alacağıdır. Şunu da belirtmekte fayda var, herkes biz değil ki ayrıca bir tane daha alsın. Emimin bu konudan memnun olmayan kişiler vardır. Nitekim bu yazıya konu olan çifti görmenizi isterdim.

————————

Olaylar düşündüğümden ilginç gelişiyor ve söz konusu olay için artık düşünmeyi bıraktım. Bu sefer bir sebep aramak, durumu bir başka olaya bağlamak yok.

Opera’da Satranç Oynayan Van Halen tamamıyla iptal olmuş durumdadır. Bu konuda daha fazla ileri gitmenin anlamsız olduğunu, ilerleyen dönemlerde bazı problemler çıkmadan önce kökten bir çözüme gereksinim duyduğumun farkına vardım.

————————

Kitabın bir iki sayfasını okuyup sonuca ulaşmak her zaman güzel olmuyor, aynen bu olayda da olduğu gibi…

Konuyla bağlantılı ancak şu anda okuyunca anlamsız gelebilecek durum ise şudur; hiçbir zaman mesajları doğru okuyamamışımdır. Bir süre zaman geçer ve ardından durum ortaya çıkar.

Basit olana inanmamanın vermiş olduğu bir dezavantaj olsa gerek…

Artık Occam’ın Usturası kuralları geçerlidir…

————————

Geçtiğimiz gece benzerine az rastlanır bir durum yaşadım. Gece boyunca altı defa uyandım ve her defasında da gördüğüm rüyaları hatırlıyordum. Bildiğiniz üzere gördüğünüz rüyalar uyanma sürecinin son saniyelerinde yaşadıklarınızdır.

Bu durumu benzersiz kılan sabah olduğunda altısını birden hatırlıyor olmamdı.

Bunu bir işarete yormamız gerekli midir?

Aug 08

Çabaların ve hazırlıkların önemsiz olduğu anlar vardır yaşamın içerisinden sıyrılarak bizlere kendisini gösteren… İşte o anlardan bir tanesidir bu yazıyı bana yazdıran.

————————

Aslına bakılırsa pişmanın çünkü Ozan’ın davetine katılsaydım daha mutlu olacaktım ve çok sevdiğim, değer verdiğim bir dostum ile sohbet etme imkânına sahip olacaktım ancak tercihimi her zaman ki gibi yapmamam gereken bir konuda yaptım…

————————

Hayatımın en büyük hatalarını bu konuda yapmış biri olarak henüz akıllanmamış olmamda ilginç bir konudur. Ne amaçla ve hangi özelliğine bakarak böyle bir düşünceye, duyguya kapılırsın ki?

————————

Ancak bir aptal sahip olamayacağı bir kavram için özenerek hazırlanıp, dikkatle hareket eder. Nitekim artık bir anlam ifade etmiyor.

————————

Önceden tahmin etmiştim böyle olacağını, Evet, tahmin etmiştim ama bunun benden kaynaklanacağını tahmin etmiştim. Diğer değişkenleri göz önünde bulundurmayacak kadar aptal olmak nasıl bir duygudur bir kez daha anlamış bulunuyorum.

————————

Daha önce pek çok defa bahsettim, bir kez daha bahsediyorum. Harita Mühendislerimiz şirkette arkadaşım diyebileceğim tek insanlar… Hatta bu genellemeyi biraz daha ayrıntılı ele alırsak Ahmet ve Feyyaz’ın yerleri bambaşkadır.

Doğanay Ablamı bu kategoriye dâhil etmiyorum çünkü kendisi gerçek anlamıyla ablamdır.

Bahadır Ünal

03 Ağustos 2008

Jul 30

Aldatma konusunu Onur ile saatlerce hatta o saatler toplandığında belki de günlerce konuşmuşuzdur. Nitekim ciddi bir konudur, şakası dahi yapılmamalıdır. Bugün akşama doğru şirkette bu konuyu tartıştık, daha doğrusu çok sevgili bayan çalışanlarımıza karşı tek başıma sus pus olup dinledim. Üç kişiye karşı tek kişi zor oluyor.

Aslında olay şu ki karşımda Doğanay ablam dışında başka birisi olsaydı, konuşma çok farklı boyutlara doğru ilerlerdi.

Sadece saygı duyulabilecek nitelikere sahip olan insanlara saygı duyduğumu beni tanıyanlar bilirler ve şu da bir gerçektir ki Doğanay ablam %100 saygı duyduğum özel insanlardandır. Birileri çalışmamı beğenmeyebilir ancak ben yinede bildiğimi okurum ancak Doğanay ablamız olmamış derse o konu iptal olur.

Farklı bakış açıları ile göremediklerimi yakalayan ve düşündüğünü söylemekten çekinmeyen ablamız örnektir, bir numaradır. Read the rest of this entry »

Bahadır’ın Düşünce Atölyesi